Her 10 hepatit hastasından 8-9’u hepatit olduğundan habersiz!

Hepatit, çoğunlukla viral bir enfeksiyon sonucu ortaya çıkan karaciğer iltihabı hastalığı. A, B, C, D ve E tipleri olarak adlandırılan beş ana hepatit virüsü bulunuyor. Bu beş hepatit tipi, niçin oldukları hastalıklar ve salgın potansiyeli sebebiyle dünya üstünde büyük bir kaygı deposu.
Dünyada son sayılara bakılırsa 350 milyondan fazla şahıs viral hepatitle yaşıyor ve hepatiti olan 10 kişiden 8-9’u bundan habersiz. Bunun yanında yılda 1 milyon 100 bin şahıs Hepatit B ve C enfeksiyonundan yaşamını kaybediyor, 9 milyon 400 bin şahıs ise kronik hepatit C virüsü enfeksiyonu için tedavi görüyor. Vatanımızda de ortalama 2,5 milyon Hepatit B’li; 250 bin civarında da Hepatit C’li hasta bulunuyor. Küresel çabalar, hepatit B, C ve D enfeksiyonlarının ortadan kaldırılmasına öncelik veriyor. Bu 3 enfeksiyon senelerce tedavi altına alınmazsa siroz ya da karaciğer kanserinden ölümlere niçin olabiliyor. Bu 3 tip kronik hepatit enfeksiyonu, hepatit kaynaklı ölümlerin yüzde 95’inden görevli.
Üstelik dünya genelindeki kronik hepatit B hastalarının bir tek yüzde 10’na tanı konulabiliyor ve bir tek yüzde 22’si tedaviye ulaşabiliyor. Her gün doğan tüm bebeklerin bir tek yüzde 42’sine hepatit B’ye karşı aşı uygulanabiliyor. Hepatit C’ye bakıldığında ise dünya üstünde tüm hepatit C’li hastaların yüzde 20’ne tanı konulmuş durumda ve bu hastaların yüzde 62’si tedaviye ulaşabiliyor.
28 Temmuz Dünya Hepatit Günü sebebiyle açıklamalarda bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Koray Tuncer, “Dünyada ve Türkiye’de halen viral hepatitli hastaların minimum yüzde 80’i hastalığından habersiz” diyor ve uyarıyor: “Bu hastalar uzun solukta siroz ve kanser olma riski altında ve bununla beraber başkaları için bir bulaş deposu!”ÖNLEM ALINMASI ÇOK ÖNEMLİ Hepatit virüsü sebebiyle karaciğer sirozu ya da kanseri kaynaklı ölümlerin yüzde 65 oranında azaltılması, hepatit için tedavi olan şahıs sayısının yüzde 80 artırılması, Hepatit B ve C virüsü taşıyan kişilerin teşhisinin yüzde 90 oranında artırılması benzer biçimde hedeflerin olduğundan bahseden Dr. Tuncer, “Bu hedeflerin tutması doğrultusunda 2030 senesine kadar bu sorundan kaynaklı ölümler sonlandırılabilir. Bunun mümkün olabilmesi için yeni doğan bebeklerin doğum gerçekleştiği anda aşılanması, kişilerin herhangi bir sıhhat kuruluşunda hepatit virüsüne haiz olup olmadığını öğrenip; bağışıklığı yoksa Hepatit B için aşı yöntemiyle önlemini alması büyük ehemmiyet taşımaktadır. ” diyor.HEPATİT VİRÜSÜ TAŞIYICISI VEYA HASTASI OLDUĞUMUZU NASIL ÖĞRENEBİLİRİZ? Hepatit B ve C’yi tedavi edebilecek aşı ve/yada tedavilerin olması ile bu hastalıkların eliminasyonu mümkün hale gelmiş durumda. Hastalığın eliminasyonunda en mühim nokta hastalığın farkına varılması. Bu da uygulanacak tanı testleri ile mümkün olabiliyor. Ergonomik bir kan testiyle teşhis konulabiliyor.
Herhangi bir sıhhat kuruluşuna gidip alınacak kan örneğiyle kısa sürede teşhis konulabiliyor. “Hepatitli hastaların hayatlarını kurtarıcı tedavileri bekleyecek zamanları yoktur.” diyen Dr. Tuncer, “Hepatit eliminasyonu için en mühim adımlardan biri anneden bebeğe hepatit B bulaşının engellenmesidir. Bu yüzden, hamile hanımefendilere Hepatit B testi yapılması ve tedavi uygulamaları bekleyemez. Yeni Hepatit B vakalarının olmaması için anne adaylarının Hepatit B yönünden taranması ve tedbir alınması gelecek nesiller açısından ehemmiyet taşımaktadır.” diyor.YÜZME HAVUZLARINDAN HEPATİT B BULAŞIR MI? Hepatit B bulaşıcı bir virüs. Sadece, Hepatit B’li kişilerle aynı evde yaşamak, aynı işyerinde çalışmak, yiyecek içmek, delici-kesici-vücuda nüfuz edici (tıraş bıçağı, tırnak makası, diş fırçası vb eşyalar) olmayan eşyaları kullanmakla bulaş gerçekleşmiyor.
Kan dışındaki öteki vücut salgıları ile hepatit B’nin bulaştığına dair kanıt bulunmuyor. Bunun yanı sıra yüzme havuzlarından da Hepatit B bulaşmıyor. Sadece tedbir olarak Hepatit B’li kişilerle aynı evi paylaşan arkadaşların, partnerlerin yada aile üyelerinin kesinlikle hepatit testlerini yaptırması, aşı olması gerekenlerin de hepatit B’ye karşı aşılanması gerekiyor. Bu sayede bulaşın ve virüsün de önüne geçiliyor.HEPATİT C’DE YENİ GELİŞME Sıhhat uygulama tebliğine (SUT) bakılırsa yakın zamana kadar bir kez hepatit C tedavisi alan; tedaviye yanıtsız yada hastalığı nüks eden kişilerde yeni ilaçlarla yine tedavi yapılamıyordu. Artık ilaçlarla tekrardan tedavi gerçekleştirilebilmektedir. Bunun yanında Hepatit C’li hastalarda ilaç tedavisi için biyopsi gerekmekteydi. Şimdi bu koşul da kaldırılmış durumda. Sadece Hepatit B’li ve tedavi olması ihtiyaç duyulan hasta sonucunda halen karaciğer biyopsisi gerekiyor. Fakat yeni gelişmelerle beraber non-invazif metodlarla karaciğer fibrozisi, hastalığın derecesi belirlenebiliyor. Virolojik testler, görüntüleme, fibrozisi ölçen yöntemlerle bu karar rahatça veriliyor.Dr. Tuncer, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü için yapmış olduğu açıklamada sözlerine son verirken şu uyarılarda bulunuyor:
“Hem sıhhat çalışanının, hem vatandaşların hem de toplumsal siyaset yürütücülerinin hepatit mevzusunda üstüne düşenleri yapması gerekmektedir. Daha oldukça şahıs hepatit ve hepatitin niçin olduğu negatif tablolar hakkında bilgilendirilmelidir. Daha oldukça hastaya tanı konulmalı, hepatitli hasta sayısı düşürülmelidir. Viral hepatitin bekleyecek bir problem olmadığı unutulmamalıdır.”

Son Dakika Haberler